Bookbot

Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı

Autor*innen

Parameter

  • 120 Seiten
  • 5 Lesestunden

Mehr zum Buch

Seni anlatacaktım... Senden söz edecektim... Belki de seni bilsinler istedim. İsmini söylesem; kiminin aklında şımarık, kimininde uysal, kiminde cahil, kiminde ölüm, kiminde mazlum, kiminde zalim, kiminde genç, kiminde yaşlı, kiminde çirkin, kiminde güzel bir şeyler canlanacaktı. Herkes kendi geçmişinden, kitaplarından, tarihinden, yani "kendi"nden bir olta takacaktı sana. Rengini söylesem; kimi kötü, kimi iyi, kimi yakan, kimi yanan, kimi duran, kimi koşan, kimi ayık, kimi sarhoş sanacaktı seni. Herkes "kendi" rengiyle boyayacaktı seni. Kokunu anlatsam; kimi hoş, kimi iğrenç, kimi hafif, kimi ağır, kimi çiçekli, kimi baharatlı sanacaktı seni. Herkes "kendi" burnuyla koklayacaktı seni. Tadını söylesem; kimi acı, kimi tatlı, kimi ekşi, kimi mayhoş, kimi tuzlu diyecekti sana. Huyundan söz etsem; kimi iyi, kimi kötü, kimi korkak, kimi cesur, kimi tembel, kimi çalışkan, kimi kahraman, kimi akıllı, kimi deli sanacaktı seni. Hepsi "kendi" kalbinin penceresinden seyredecekti seni. Neyinden bahsetsem "onlara", neyinden söz açsam "onlardan", neyini söylesem "onların" olacak; ne söylesem seni örtecek. Suskunluk bile herkesin karnında başka bir çocuğa gebeydi. Saklandım, beni gören seni bir şey zannetmesin diye…

Buchkauf

Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı, Cem Mumcu

Sprache
Erscheinungsdatum
2008
Einband
(Paperback),
Buchzustand
Gebraucht - Sehr gut
Preis
14,99 €inkl. MwSt.

Lieferung

  • Gratis Versand ab 14,99 € in ganz Deutschland! Mehr Infos.

Zahlungsmethoden

Keiner hat bisher bewertet.

Titel
Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı
Sprache
Türkisch
Autor*innen
Cem Mumcu
Erscheinungsdatum
2008
Einband
Paperback
Seitenzahl
120
ISBN10
6054054031
ISBN13
9786054054039
Reihe
Beschreibung
Seni anlatacaktım... Senden söz edecektim... Belki de seni bilsinler istedim. İsmini söylesem; kiminin aklında şımarık, kimininde uysal, kiminde cahil, kiminde ölüm, kiminde mazlum, kiminde zalim, kiminde genç, kiminde yaşlı, kiminde çirkin, kiminde güzel bir şeyler canlanacaktı. Herkes kendi geçmişinden, kitaplarından, tarihinden, yani "kendi"nden bir olta takacaktı sana. Rengini söylesem; kimi kötü, kimi iyi, kimi yakan, kimi yanan, kimi duran, kimi koşan, kimi ayık, kimi sarhoş sanacaktı seni. Herkes "kendi" rengiyle boyayacaktı seni. Kokunu anlatsam; kimi hoş, kimi iğrenç, kimi hafif, kimi ağır, kimi çiçekli, kimi baharatlı sanacaktı seni. Herkes "kendi" burnuyla koklayacaktı seni. Tadını söylesem; kimi acı, kimi tatlı, kimi ekşi, kimi mayhoş, kimi tuzlu diyecekti sana. Huyundan söz etsem; kimi iyi, kimi kötü, kimi korkak, kimi cesur, kimi tembel, kimi çalışkan, kimi kahraman, kimi akıllı, kimi deli sanacaktı seni. Hepsi "kendi" kalbinin penceresinden seyredecekti seni. Neyinden bahsetsem "onlara", neyinden söz açsam "onlardan", neyini söylesem "onların" olacak; ne söylesem seni örtecek. Suskunluk bile herkesin karnında başka bir çocuğa gebeydi. Saklandım, beni gören seni bir şey zannetmesin diye…