Bookbot

Mehr zum Buch

İhanete Uğrayan Devrim, Marksist yazının başyapıtlarından. Büyük bir kitlenin toplu aldanışının ardındaki hakikati açığa çıkartan, bütün yazın türlerinin ayrım çizgilerini silen özel bir kitap. Ekim Devrimi'nin, Lenin'in ölümünden sonra kurulmaya başlayan korkunç bürokrasi aygıtına dönüşmesini anlatan eşsiz bir kaynak olmaya devam ediyor. Sovyetler Birliği ne denli uzun süre kuşatma altında kalırsa, yozlaşma süreci toplumsal dokuyu o denli derinden sarsacaktır. Uzun süreli bir tecrit, ulusal komünizmle değil, ister istemez kapitalizmin restorasyonuyla sonuçlanacaktır. Nasıl burjuvazi sosyalist demokrasiye barış içinde uyum gösteremezse, sosyalist bir devlet de kapitalist dünya sistmine barış içinde uyum gösteremez. Tarihin gündeminde olan, ''tek ülke''nin barışçı sosyalist gelişmesi değil, dünyayı sarsıcı uzun bir savaşlar ve devrimler dizisidir. Sovyetler Birliği'nin iç hayatında da sarsıntılar kaçınılmazdır. Nasıl bürokrasi planlı ekonomi uğruna mücadelede zengin köylüyü mülksüzleştirmek zorunda kaldıysa, proletarya da sosyalizm uğruna mücadelede bürokrasiyi mülksüzleştirmek zorunda kalacaktır. Mezar taşının üstüneyse şu sözleri kazıyacaktır: ''Burada tek ülkede sosyalizm teorisi yatıyor.''

Buchkauf

İhanete Uğrayan Devrim, Çiçek Öztek, Gülnur Acar-Savran, Daryo Navaro, Leon Trotsky, Kolektif

Sprache
Erscheinungsdatum
2006
product-detail.submit-box.info.binding
(Paperback),
Buchzustand
Gebraucht - Gut
Preis
28,99 €inkl. MwSt.

Lieferung

  • Gratis Versand ab 16,99 € in ganz Deutschland! Mehr Infos.

Zahlungsmethoden

Keiner hat bisher bewertet.Abgeben

Titel
İhanete Uğrayan Devrim
Sprache
Türkisch
Erscheinungsdatum
2006
Einband
Paperback
Seitenzahl
438
ISBN10
9944494003
ISBN13
9789944494007
Reihe
Beschreibung
İhanete Uğrayan Devrim, Marksist yazının başyapıtlarından. Büyük bir kitlenin toplu aldanışının ardındaki hakikati açığa çıkartan, bütün yazın türlerinin ayrım çizgilerini silen özel bir kitap. Ekim Devrimi'nin, Lenin'in ölümünden sonra kurulmaya başlayan korkunç bürokrasi aygıtına dönüşmesini anlatan eşsiz bir kaynak olmaya devam ediyor. Sovyetler Birliği ne denli uzun süre kuşatma altında kalırsa, yozlaşma süreci toplumsal dokuyu o denli derinden sarsacaktır. Uzun süreli bir tecrit, ulusal komünizmle değil, ister istemez kapitalizmin restorasyonuyla sonuçlanacaktır. Nasıl burjuvazi sosyalist demokrasiye barış içinde uyum gösteremezse, sosyalist bir devlet de kapitalist dünya sistmine barış içinde uyum gösteremez. Tarihin gündeminde olan, ''tek ülke''nin barışçı sosyalist gelişmesi değil, dünyayı sarsıcı uzun bir savaşlar ve devrimler dizisidir. Sovyetler Birliği'nin iç hayatında da sarsıntılar kaçınılmazdır. Nasıl bürokrasi planlı ekonomi uğruna mücadelede zengin köylüyü mülksüzleştirmek zorunda kaldıysa, proletarya da sosyalizm uğruna mücadelede bürokrasiyi mülksüzleştirmek zorunda kalacaktır. Mezar taşının üstüneyse şu sözleri kazıyacaktır: ''Burada tek ülkede sosyalizm teorisi yatıyor.''