Arda Erel Bücher






Senin Icin
- 208 Seiten
- 8 Lesestunden
Söylediklerim kadarını biliyorsun. Bir de hissettirdiklerini bilsen..." "Hayatımın en kötü döneminde içimden bir ses internette yazmamı söyledi. Belki yalnız olmadığımı görmek istiyordum, belki de başkalarına, 'Bak Arda da benim yaşadıklarımı yaşıyor,' dedirtmek için istiyordum yazmayı." İçindeki sese kulak verip yazmaya başlayan Arda Erel'in o günden sonra sosyal medyada takipçi sayısı bir milyona ulaştı. Çırılçıplak aktardığı hisleri samimiyetinin de etkisiyle binlerce yüreğe dokundu. Başına gelen her kötü şeyin daha iyisi için zemin oluşturduğunu düşünen Arda, Senin İçin bu kitabı yazdı. Elinde tuttuğun bu kitabı nereye koyduğunu unutma, çünkü ne zaman kendini kötü hissetsen o sana omuz olacak.
Arayis
- 216 Seiten
- 8 Lesestunden
Bu hayata bir kere geliyoruz ve gelmemizin amacı bir arayıştır bana göre. Bak etrafına. Huzur arayışında biri, diğeri para arayışında, başka biri aşk, ötekisi sağlık...Ben bu arayışıma çocukken başladım. İlk önce dışarıda aradım, sonra döndüm içime, kalbimde aradım. Yolculuk yaptım insanların hayatlarında. Koştum hayattan hayata. Ama en önemlisi, içine dönmekmiş.En son da içime yaptığım yolculukla birleştirdim tüm parçaları... Ve aradığımı buldum sonunda... Sonra istedim ki, bu arayışım bir kitap olsun ve ulaşsın binlerce kalbe... Hayat yolculuğunda kalbine misafir olmayı çok isterim...
Annemin Bilmediği Her Şey
- 252 Seiten
- 9 Lesestunden
Toplumsal normlara ince bir başkaldırı... Bir sabah hafızasını kaybeden birinin benliğini bulma çabası, insanın kendini başkalarından dinleyerek ne kadar tanıyabileceğini sorgulatıyor. Herkes her şeyi anlatır mı, yoksa sadece işine geleni mi söyler? Kendini, ailesini ve yaşadığı ülkeyi unutan biri için her şeyin eski düzenine dönmesi mümkün müdür? Altan, zihninde dolaşan sorularla kendini ararken, hatırlamadığı her şey arasında kaybolmuş hissediyor. Kime inanacağı ve gerçeğin ne olduğu üzerine düşünürken, gerçeği kim anlatacak? Yazar Arda Erel, bir adamın kendini bulma çabasını işlerken, kolektif ve bireysel hafızayı, toplumsal sorunları, aile olmayı, sosyal statüleri, baskıları ve yalnızlaşmayı derinlemesine sorguluyor. Bu eser, bildiklerinizi yeniden yazmaya davet ediyor. Erel, "çekirdek aile" kavramını cesur bir dille ele alarak, dokunulmaz olanı sorguluyor. Roman, aile ve topluma dair çok sesli bir bakış açısıyla, hüzünlü ama unutulmaz bir deneyim sunuyor. Kimlik ve toplumsal hafıza üzerine güçlü ve isyankâr bir anlatım sunarak, edebiyat dünyasında dikkat çekiyor.
Yüz Yüze
- 240 Seiten
- 9 Lesestunden
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 240 p. "Her Sey Sana Aklimda Bir Oda Vermemle Basladi." Arda Erel ilk psikolojik romani Sarsinti'nin ardindan devam romani Yüz Yüze ile gözlerini bu kez topluma çevirirken, görünenle yasananin ayrimini mahremiyet düzleminde inceliyor. Kitleleri, toplumsal bakis açilarini, ötekilestirilenleri, tarih boyunca degismeyen ailedeki iktidar zeminini ve toplumun statüsel yaklasimlarini kadinlar ve erkekler üzerinden sorguluyor. Ask, hiçbir zaman ne öylesineymis ne de bos yere. Aciysa, ne geçmisteymis ne de gelecekte. O halde aski acidan özgürlestirmek için, herkes birbiriyle yüz yüze gelmeli nihayetinde. Yüz Yüze, hayattaki dügümlerini çözüp kendi yolculuguna yürüyenlere dair bir roman.
Bir şeyler yolunda gitmediğinde, sen kendi yolunda gitmiyorsun demektir. Hayat sana armağan edilmişken, sen o armağanı yaşayamıyorsun demektir.Toplum, ailen, arkadaşların ya da sevgilin… Kendini birilerinin dediklerine göre şekillendirdikçe, kendinden uzaklaştığının farkında mısın? Benliğinden, isteklerinden, arzularından kopuyorsun. Başka bir sen yaratıyorlar, sen de “o” oluyorsun. Özüne in. Kendine koş. O zaman sen de düzelirsin, gittiğin yol da.Kendine iyi bak…