Gratis Versand ab 16,99 €. Mehr Infos.
Bookbot

Binnur safak Nigiz

    Asi Çakıltaşı Serisi - 2: Asi Çakıltaşı
    Asi Çakıltaşı Serisi - 4: Asi Çakıltaşı
    Asi Çakıltaşı 1. Perde
    Perde - 6: Asi Çakıltaşı
    İçinde Bir Sen 2 - Asreman
    Engerek - 1: İçinde Bir Sen
    • Engerek - 1: İçinde Bir Sen

      • 521 Seiten
      • 19 Lesestunden

      Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti. Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.

      Engerek - 1: İçinde Bir Sen
      4,1
    • Perde - 6: Asi Çakıltaşı

      • 456 Seiten
      • 16 Lesestunden

      Karan’ın tüm hayatını ve inançlarını değiştirecek büyük sır, tam da Asi ile aralarındaki aşkın alevleri her yanı sardığında, Asi’nin birdenbire kaçırılması ile ortaya çıkacaktır. Şimdi Karan’ı koruma ve iyileştirme sırası Asi’dedir ve Asi çıktığı kozanın içinde büyüttüğü güçlü kanatlarını açarak sevdiği adamı kanatlarının içine alır. Birlikte beklemedikleri bir sağanağa tutulurlar. Bu yağmur, şimdiye dek ıslandıkları en kuvvetli yağmur olacaktır.Karan Ali Çakıl’ın benim için cennetten gönderildiği günü hatırlıyordum. Cehennemdeki cezam işte tam da o gün sona ermişti. “Gece dışarıda kapkaranlık, sen nasıl bu yatakta güneş gibi doğuyorsun?” diye sordu yavaşça, sesini taşıyarak yüzüme akan sıcak nefesini hissettim. Bakışları hızlıca yüzümün her noktasında dolaştı. “Gözlerindeki gamzeler de güneşin bile silemediği yıldızların mı?”

      Perde - 6: Asi Çakıltaşı
    • Asi Çakıltaşı 1. Perde

      • 472 Seiten
      • 17 Lesestunden

      Dışarıda devam eden bir hayat, içimde kalbi duran bir kız çocuğu vardı.Asi Merve Karakuyu, ailesi ve kendisiyle devamlı olarak savaş veren genç bir üniversite öğrencisidir. Ansızın bastıran yağmurun kelebeğin kanatlarını ıslatması gibi hayatına birdenbire giren esrarengiz bir adam, Asi’nin hayatını kökten değiştirmeye başlar. Asi ne kadar kaçmaya çalışsa da kader ağlarını her seferinde karşılaşmaları için örecektir."Kelebeğin kanatları ıslanırsa parçalanır,” dedi bana yavaşça. "Ama sen zaten paramparçasın küçücüğüm.” "O zaman bırak,” dedim. "Islanayım.”

      Asi Çakıltaşı 1. Perde
    • Yangın Mavisi Serisi - 1: Kıvılcım

      Gözümün bebeği onu benimsemiş gibiydi... - 2. Baskı

      • 512 Seiten
      • 18 Lesestunden

      Kırmızı iplik efsanesini duyanınız oldu mu hiç? Bir iplik düşünün: Vişne kokulu bir avucun yüzük parmağından, kahve kokulu bir avucun yüzük parmağına uzanmış. Tek bir düğüm, onları birbirine bağlamış. Sonsuza dek. Bu hikâyedeki adamın avuçları yaralı, bu hikâyedeki kızın vişne kokulu avuçları o adamın yara bandı. Nefret her dilde farklı harflerin yan yana gelişiyle oluşturduğu bir kelimeydi. Her dilde farklı şekilde yazılsa da, hissettirdikleri şeyler aynıydı. Aynı mıydı? Peki ya bu hissin içine başka bir his sızmışsa? Nefret saf ve katıksız değilse? Ya nefret çoktan bir kalp tarafından melezleştirilmişse? Ve bir orman yangının ilk kıvılcımı düştü yeryüzüne...

      Yangın Mavisi Serisi - 1: Kıvılcım
    • Ateş

      • 512 Seiten
      • 18 Lesestunden
      Ateş
    • Asi Çakıltaşı Serisi - 2: Reyc

      • 722 Seiten
      • 26 Lesestunden

      Tanrı, ölen çocuklar için cennette bir oyun parkı inşa etmiş, duydun mu? Parkın içine kar yağıyormuş ama hiç soğuk olmuyormuş; güneş yanarak parlıyormuş ama asla yakmıyormuş. Ölü çocuklar terlemiyor, düşse bile canları yanmıyor, asla hastalanmıyor, hiç yorulmuyormuş. İçimdeki kız çocuğu kendini nefes boşluğundan vurdu. Şarjörün içine yirmi altı kurşun dizdi; yirmi altı el sıktı nefes boşluğuna. Yirmi altıncı patlama sesinde uykumdan uyandım ama onu kurtaramadım. Yirmi altı seksek kutusu çizdim. Yirmi altı kez zıpladım tek ayağımın üstünde. Yirmi altı kez düştüm. Yirmi altı kez yandım. Ben hiçbir zaman kendi kuyumdan su içmedim. Tanrı'nın avuçlarındaki suya düşen yansımama baktım. Reyc'e baktım. Saatin anahtardan akrebi beni çocukluğumdan soktu. Canım adam.

      Asi Çakıltaşı Serisi - 2: Reyc
    • Asi Çakıltaşı Serisi - 1: Kehf

      • 776 Seiten
      • 28 Lesestunden

      Dışarıda devam eden bir hayat, içimde kalbi duran ufak bir kız çocuğu vardı. Göğsümde bir labirent kurmuş, çıkışa varan tüm yolların sonunu onun mağarasının girişine yerleştirmiştim.Islanmaya başlamış bir kelebeğin kanadını nefesinle kurutamazsın, parçalarsın. Ona bunu anlatamadım. Bana bunu anlatamadı.Üstüme yağmaya, beni ıslatıp nefesiyle parçalamaya yemin etmişti. Üstüme yağmasına, beni ıslatıp nefesiyle parçalamasına izin vermiştim.Sanki bir mezarım vardı, yerini ondan başka kimse bilmiyordu. Bir adam dizlerimin önüne oturdu, yara izlerimi öptü. Bana tıpkı bir mağarayı anımsatan siyah gözlerle baktı. Biliyordum. Kehf benim kanatlarımı ıslatan yağmurdu. Kanatlarımdan ruhuma akıyordu.“Küçücüğüm.”

      Asi Çakıltaşı Serisi - 1: Kehf
    • Yangin Mavisi Serisi - 2: Yangın

      Roman - 2. BASKI

      • 480 Seiten
      • 17 Lesestunden

      Çaresizlik. Gebe kaldığı harflerin sırtına devrilmesi sonucu sakat kalan ruhunun boşlukta attığı çığlığın gür yankısıydı bu. Sustu. Sessizlik, kimsesizliğini besledi. Akıtamadığı gözyaşları, yangının dibinde titreyen mavi kıvılcımın üzerine tıpkı bir benzin gibi yavaşça damlıyor, kızıl ateşi körüklüyordu. Yağmur ne kadar hızlanırsa hızlansın, tutuşan orman çoktan alev almış, kaçınılmaz yangın tam şu anda başlamıştı. Orman cayır cayır yanıyordu.Yangında yanıp tanınmaz hale gelen kalpler kömür değil KOR'dur. Hadi, durma avuçla yanan kalbimi. Avuçlaya bilecek misin? O avuçlamaya çalıştığın yalnızca bir kor parçası değil, bir kalbin yanık cesedidir. Niye canım yanıyordu? Sıraç ellerimi daha sıkı tuttu ve kaşlarını çatarak yüzüme baktı. "Ruhum içimden çekilene dek; dokunduğum, okşadığım, öptüğüm, tattığım, taptığımsın," diye fısıldadı ve ellerini ellerimden çekip omuzlarımın üstüne yerleştirdi. "Otur, ayakta durma, yoruluyorsun."

      Yangin Mavisi Serisi - 2: Yangın
    • Kor

      • 480 Seiten
      • 17 Lesestunden

      Yangından sağ çıkan kalpler tıpkı bir kor gibi hâlâ yanıyordu. Acının içine kusulan zehir o kadar kuvvetliydi ki, mürekkebin kabzasına doldurulmuş kan ile temiz sayfaya işlenen kızıl kelimelerin damarlarını oluşturuyordu. Yanlış bir toprağa ekilmiş bir çiçek, toprağın altında ağlıyordu. Ben o çiçektim, ağlıyordum. Zayıf nabız sesini duyuyordum. Avuçlarına dudaklarımı bastırıyorum bir adamın; onlar o adamın avuçlarını öptüğümü sanıyorlar. Hayır, ben o avucun içindeki yaşamı suluyorum. Bir adam düşüyor ağır çekimde dizlerinin üstüne. Bir yangın sönüyor. Koru avuçluyorum. Daha çok yanıyorum. Bir örümcek ağının üstüne yağan yağmur, dağıtır mıydı saatlerini o ağı yapmaya harcayan örümceğin arkasına Peygamber'i sakladığı mucizeyi? Dağıtmazdı. Beyaz bir file gibi örülmüş bir örümcek ağının içinde saklanıyordu ruhu. Dışarıda yağmur yağıyor, örümcek ağının küçük pencerelerinden su damlaları kayarak akıyor, zemine damlıyordu.

      Kor