Parameter
- 400 Seiten
- 14 Lesestunden
Mehr zum Buch
Bu çalışma, küreselleşme konusundaki kafa karışıklığını aydınlatmayı amaçlıyor. Zak Cope, 19 ve 20. yüzyıllarda ezilen sömürge toplumlar ile ezen sömürücü toplumlar arasındaki belirgin ayrımın nasıl oluştuğunu inceliyor. Bu ayrım, günümüzde de hayatlarımızda önemli bir rol oynamaktadır. Yazar, Marksist-Leninist bir perspektiften, emperyalizmin metropol yaratma sürecini ve işçi sınıfının nasıl kapitalist sömürüye hizmet eder hale geldiğini ele alıyor. Analizinde bazı unsurları ihmal etmiş olsa da, bu eser ciddi tartışmalara yol açabilecek çığır açıcı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Eser, kapitalizmin tarihçesini sunmanın yanı sıra, sermaye ihracı ve eşitsiz değişim gibi kavramlar üzerinden sınıf olgusunu küresel bir çerçeveye oturtuyor. Ayrıca, "merkez" ile "çevre" ülkeler arasındaki eşitsiz ekonomik ve politik ilişkilerin, gelişmiş sanayi ülkelerindeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi olguların maddi bir temeli olduğunu vurguluyor. Tarihsel bir perspektiften, sömürgeci projeler ile ırkçılık arasındaki güçlü bağları ortaya koyuyor. Emperyalizmin yarattığı eşitsizlikler ve aşırı sağın yükselişi üzerine merak edenler için bu çalışma ilgi çekici bir kaynak sunmaktadır.
Buchkauf
Bölünmüş Dünya, Bölünmüş Sınıf, Zak Cope, Merve Arkan, Aras Aladag
- Sprache
- Erscheinungsdatum
- 2016
- product-detail.submit-box.info.binding
- (Paperback),
- Buchzustand
- Gebraucht - Gut
- Preis
- 19,49 €inkl. MwSt.
Keiner hat bisher bewertet.
- Titel
- Bölünmüş Dünya, Bölünmüş Sınıf
- Sprache
- Türkisch
- Autor*innen
- Zak Cope, Merve Arkan, Aras Aladag
- Verlag
- Patika Kitap
- Erscheinungsdatum
- 2016
- Einband
- Paperback
- Seitenzahl
- 400
- ISBN10
- 6058378311
- ISBN13
- 9786058378315
- Reihe
- Schlagwörter
- Sachbücher, Sozialwissenschaften, Handel, Wirtschaft & Management, Politikwissenschaft, Philosophie, Politik, Ökonomie, Politische Theorien, Wissenschaftliche Theorien
- Beschreibung
- Bu çalışma, küreselleşme konusundaki kafa karışıklığını aydınlatmayı amaçlıyor. Zak Cope, 19 ve 20. yüzyıllarda ezilen sömürge toplumlar ile ezen sömürücü toplumlar arasındaki belirgin ayrımın nasıl oluştuğunu inceliyor. Bu ayrım, günümüzde de hayatlarımızda önemli bir rol oynamaktadır. Yazar, Marksist-Leninist bir perspektiften, emperyalizmin metropol yaratma sürecini ve işçi sınıfının nasıl kapitalist sömürüye hizmet eder hale geldiğini ele alıyor. Analizinde bazı unsurları ihmal etmiş olsa da, bu eser ciddi tartışmalara yol açabilecek çığır açıcı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Eser, kapitalizmin tarihçesini sunmanın yanı sıra, sermaye ihracı ve eşitsiz değişim gibi kavramlar üzerinden sınıf olgusunu küresel bir çerçeveye oturtuyor. Ayrıca, "merkez" ile "çevre" ülkeler arasındaki eşitsiz ekonomik ve politik ilişkilerin, gelişmiş sanayi ülkelerindeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi olguların maddi bir temeli olduğunu vurguluyor. Tarihsel bir perspektiften, sömürgeci projeler ile ırkçılık arasındaki güçlü bağları ortaya koyuyor. Emperyalizmin yarattığı eşitsizlikler ve aşırı sağın yükselişi üzerine merak edenler için bu çalışma ilgi çekici bir kaynak sunmaktadır.


